Doyurucu bir kahvaltı için: Milk Bar&Bistro

Evet, isme bakınca çok da kahvaltı mekanı gibi gelmediğinin farkındayım. Ben de bir blogta okuyarak kahvaltı için tercih edebileceğimizi öğrenmiştim. Kahvaltı konseptinin adı da Recovery Brunch. Gerçekten de kahvaltı zamanı oldukça kalabalıkmış, üstelik kahvaltı için rezervasyon da almıyorlar :( 9′dan 4:30′a kadar kahvaltı için gidebilirsiniz.

Biz omlet ve tostumsu (Monte Cristo idi adı hatırladığım kadarıyla) bir şeyler terMilk Monte Cristocih ettik. Fiyatlar 8-10 Euro civarı. Kahvaltı için fazla değil mi dediğinizi duyar gibi oldum; ancak öyle doyurucu ki öğle yemeği yemenize gerek kalmayacak. Lezzete gelirsek öyle ahım şahım değil ama hiç fena da değildi. Menüsünü görmek isterseniz, burdan buyrun: http://www.milkbarcelona.com/

Adres: Carrer Gignas,21, Barselona.

Morrysom’s

Uzun bir aradan sonra yeniden yazıyorum, sanırım Barselona’yi bitirip yeni bir şehre geçmek fikri beni pek mutlu etmedi :) Neyseki Barselona henüz bitmiş değil.

Morrysom’s tapas’ları beğenerek ve de oldukça uygun fiyata yediğimiz bir yerdi. Yerlisinden tavsiye üzerine gittik, nitekim içeriye girdiğimizde  oldukça kalabalıktı. Her şeyi ortaya söyledik, tercihimiz patatas bravas (soslu patates), kalamar, güveçte mantar ve domatesli ekmekten yana oldu. Ekstra olarak yavru mürekkep balığı da getirdiler, biz sipariş etmediğimizi söyleyince de ikramımız olsun dediler ve gönlümüzü kazandılar :) Bu arada en lezzetlilerden biriydi mürekkep balığı. Söylediklerimiz aç 3 kişiye fazla bile geldi. Uygun ve doyurucu bir tapas deneyimi için tercih edilebilir. Biz Sagra da Familia’dan Gaudi’nin evlerine giderken uğramıştık. Pazarları açık değil sanırım.

Adres :Carrer Girona 162

 

 

 

Hem gözünüze hem damağınıza hitap edecek bir mekan: Bubo

Sıradaki mekanımız Barselona’daki en beğendiğimiz mekanlardan biri, çünkü bir pasta cenneti. BuboÜstelik bu pastaların hem lezzetleri hem de görünüşleri çok güzel!

Bubo’ya girince sizi pembe-siyah bir dizayn karşılıyor, sonra pasta vitrinine gözünüz kayıyor ve küçük boyutlarda, değişik renk ve desenlerde pastalarla karşılaşıyorsunuz. Bu karşılaşmbuboadan sonra hangisini yiyeceğinize karar vermenin çok zor olacağını anlıyorsunuz, çünkü hepsi de çok şık ve cezbedici gözüküyor. Bu noktada tavsiyem hemen içlerinde neler olduğunu okumanız veya sormanız ki bu gerçekten çok yardımcı oluyor. Hem bu sayede sonradan pişman olacağınız bir karar da vermemiş oluyorsunuz, çünkü bazı pastalarda beklediğinizden değişik tatlar olabiliyor. Pastaların yanısıra çikolatalar, bardakta tatlılar, meyveli kekler ve makaron gibi çesitler de bulunuyor. Fiyatlar da makul (pastalar 4-6 Euro civarı).

Gelelim bizim tercihlerimize. Ben raspberry sacher söyledim,  küçük durmasına rağmen tadı bubo-raspberry sacheryoğun olduğu için yeterli oluyor, üstelik oldukça lezzetli. Bir arkadaşımsa namelaka tercih etti. Namelaka görünüşüyle fıstıklı bir pasta izlenimi verse de aslında yeşil çabuboylı bir pasta, tabiki çikolata tadı da yeşil çaya eşlik ediyor. Tattığım kadarıyla bu da oldukça lezzetli bir seçimdi. Diğer arkadaşımsa bubo-namelakaismini hatırlayamadığımız mangolu bir pasta denedi, fresh tatları seviyorsanız bu da hoş bir seçim olabilir.

Biz pastane kısmında oturduk, bir de yanında sonradan fark ettiğimiz kafe kısmı varmış. Bizim önerimiz pastane kısmında oturmanız ama tabiki daha uzun vakit geçirmek ve tatlı dışında bir şeyler de yemek istiyorsanız kafe kısmı daha iyi bir seçim olabilir.

Adres:  Carrer de les Caputxes, 10, 08003 Barcelona

 

Gaudi’nin Evleri

Casa Batllo ve Casa Mila.

Casa Mila’yı görmeye gittiğimizde maalesef dış kısmında restorasyon çalışmaları vardı, Casa Mila’nın fotoğrafını çekemedik. İçini gezmek de 20 Euro civarı, biz girmemeye karar verdik. Dolayısıyla bu ev hakkında size söyleyebileceğim pek bir şey yok:(Casa Batllo

Casa Batllo’yu ise en azından dışından görebilme imkanımız oldu. İçine sadece canlı müzik varsa girmemizi öneren arkadaşımızın tavsiyesi üzerine yine yaklaşık 20 Euro civarı giriş fiyatı olan bu evin de içini gezmedik. Zaten ilk katın penceresinden içerideki insanları görünce çok da ilginç olmadığı izlenimine kapıldık. Döndüğümüzde ise daha önce giden başka bir arkadaşımız evlerin içini çok beğendiğini söyledi, girip girmemek konusunda seçim sizin.

Gaudi’nin yarım kalan eseri: La Sagrada Familia

La Sagrada Familia (Kutsal Aile) bazilikası Gaudi’nin tamamlayamadığı eseri. Nitekim ziyarete gittiğinizde dsagrada familiae çalışmaların hala sürdüğünü göreceksiniz. Dışardan baktığınızda bir kısmında çalışmaların sürüyor olması foto çekerken de zorlanmanıza neden oluyor.

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine içine girmeye karar vermiştik, sırayı görünce vazgeçsek mi gibi şeyler aklımızdan geçse de pes etmedik ve bekledik. Neyseki çok gişe var ve sıra çabuk ilerliyor. Dolayısıyla sırayı görüp vazgeçmemenizi öneririm. Buradaki en önemli nokta sıra size geldiğinde biletinizi alıyorsunuz ama biletinizin üstünde yazan giriş saatine göre içeri giriyorsunuz. Belki bu yoğunluğa göre de değişiyordur ama bizim biletimiz 1 saat sonrasınaydı. Karşısındaki parkta veya Mcdonald’s’da falan oyalanabilirsiniz.

İçeriye girdiğinizde öncelikle tanıtım videosunu izleyip sonra gezmeye başlamınızı öneririm. Videoyu izledikten sonra daha anlamlı oluyor; mesela içerideki sütunlara farklı bir gözle bakıyorsunuz; bir ormanda dolaşıyormuşcasına.