Roma’da: Görseniz de olur görmeseniz de

Bu kısımda Roma’da görülse de olur görülmese de diye düşündüğüm yerleri derledim. Bu yerlerin çoğuna Interrail gezimizde gitme fırsatı bulmuştuk, ikinci kez ziyaret etme gereği duymadım.

Repubblica Meydanı (Piazza della Repubblica): Termini istasyonu yakınlarında. Meydan ortasındaki çeşme güzel ama zaten birçok meydanda çeşme göreceğiniz için illaki görmeniz gerekli değil. Çevresinde de pek bir şey yok. Akşam gidilirse daha iyi olur, ışıklarla daha güzel.

Santa Maria Maggiore Kilisesi: Girerken omuz kapattırıyorlardı eskiden. Hala öyle mi bilemiyorum ama gidecekseniz yanınızda en azından bir şal götürmenizde fayda var.

Campidoglio Meydanı (Piazza Campidoglio): Etrafındaki binaların güzel olduğu meydan.

Vittorio Emanuele Anıtı (Monumento Vittorio Emanuele): Dışından kendine hayran bıraksa da içindeki müze görülmese de olur.

Popolo Meydanı (Piazza del Popolo): Büyük ve çevresinin güzel olduğu bir meydan. İnsanları izlemek ve soluklanmak için tercih edilebilir. Burayı Roma’ya ikinci gelişimde de ziyaret etmiştik.

 

Roma’da klasik turist noktası: Colosseum

Colosseum

Colosseum Interrail gezimde görmek için heyecanlandığım yerlerden biriydi. Sabah saatlerinde gitmemize rağmen içine girmek için uzun bir süre kuyrukta bekledikten sonra çok da umduğumu bulamadığımı itiraf etmeliyim. Dıştan gözüken ihtişamı iç kısmında bulamamıştık. Audioguide almamıza rağmen dinleme noktaları da kalabalık olduğu için birkaç dinleme noktasını atladık. Bu arada öğrenciyseniz öğrenci indirimi var diye sevinmeyin; çünkü sadece AB üyesi ülkeler için geçerli:(

Biz bir tek çıkarken gördüğümüz gladyatör kıyafetleri ve eşyalarının sergilendiği kısmı sevdik ama sırf o kısım için de içine girmeye değmez.

Colosseum’un tam karşısında bir tepe var, bence oraya çıkın ve geniş açıdan Colosseum’un fotoğrafını çekin. Böylece gözünüzde hala ihtişamını koruyor olur:)

Son olarak Colosseum yakınlarında bulunan Roman Forum ve Palatine Hill de hiç bir şey bilmeden gezilince anlaşılmayan bir yerden ibaret. Herhangi bir yerde açıklayıcı yazılar da yoktu maalesef. Bence gezilmesine gerek yok ama çok gezmek istiyorsanız bilgi edinmeden ya da audioguide’sız gitmeyin derim.

 

Roma’nın en canlı meydanı

Roma’da birçok meydan var ama ressamları ve sokak sanatçılarıyla en canlısı Navona Meydanı (Piazza Navona). Meydanın çevresinde de birçok kafe var, bunlardan birinde oturup meydanın tadını çıkarabilirsiniz veya dondurmanızı alıp insanların içine karışabilirsiniz.

Roma’da görülmesi gereken özel bir kilise

Kiliseler birkaçını gezdikten sonra hep aynı gelir, artık gitmesem de olur dersiniz. Şimdi bahsedeceğim kilise içinse aynı şeyi söylemek mümkün değil. Roma’ya giden herkese önerdiğim, Avrupa’da gittiğim kiliseler arasında aklımda tek kalan : Saint Ignozia di Loyola.

Bu kiliseye ilk defa Interrail gezimde gitmiştim, gezerken tesadüfen karşımıza çıkmıştı. İçerisinin güzelliğinde büyülenmişken bir de liseli gençler müziğe başlayınca içerisi daha da güzelleşti ve burası içinde en uzun vakit geçirdiğimiz kilise oldu. Yıllar sonra Roma’ya ikinci gidişimde yanımdakilere de burayı gösterme niyetindeydim. Kiliseye gitmek için yola koyulurken rehberimizin de aklında bize burayı önermek varmış. Böylece kilisenin içiyle ilgili bilgileri de öğrenmiş oldum.

Kubbe olarak görülen yer aslında gerçekte bir kubbe değilmiş. Derinlik hissi verilerek kubbe gibi algılamamız sağlanmış. Ayrıca diğer freskler de derinlik hissi verilerek yapılmış, bu yüzden de çok gerçekçi duruyorlar. Bu noktada anladım ki bu kilise gerçekten de çok özelmiş, sadece bize öyle gelmemiş:)

Kilise Pantheon’un yakınlarında. Şehir haritalarında da gösteriliyor genelde. Biz önünden geçtiğimiz halde fark etmemiştik ilk anda, biraz dikkatlice etrafa bakmakta fayda var.

Roma’da Turistlerin Gözdesi

trevifountainnight

Roma’ya ilk kez 2010 yılında İnterrail’la Avrupa’yı gezme hayaliyle 3 kız arkadaş gitmiştik. Aşk çeşmesi (Fontana di Trevi) Roma hakkında en merak ettiğimiz yerlerden biriydi, nitekim gittiğimizde gördüğümüz kalabalık çoğu turistin de aynı merakı taşıdığını gösteriyordu. Roma’ya ikinci kez gidişimde de yine aynı kalabalıkla karşılaştım. Üstelik bu sefer etrafta fazlaca dilenci de vardı. İki seyahatim de Ağustos ayının ilk haftasındaydı. Yaz aylarında gittiğinizde kalabalığa hazır olun. Para atmak için yer bulmakta zorlanabilirsiniz. Hadi parayı atacak yer buldunuz, fotoğraf çekmek için yer bulmanız daha da büyük bir sıkıntı. Yine de Roma’ya gittim de Aşk Çeşmesi’ni görmeden geldim demeyin :)

Gelelim parayı atma kısmına. Kimileri için para atmak tuttuğu dileğin gerçekleşmesi, kimileri içinse Roma’ya ikinci kez gelmeyi garantilemek. Parayı atarken dikkat etmeniz gereken; çeşmeye arkanızın dönük olması ve omzunuzun üstünden parayı atmanız. Ben ilk gidişimde Roma’ya ikinci kez gelmeyi umarak para atmıştım; artık çeşmenin hikmeti mi bilemiyorum ama ikinci kez gitme fırsatım oldu:)

Ayrıca çeşmenin etrafında birçok yemek yeri de bulacaksınız. Sanırım civarında bir Mcdonald’s da vardı. Yine de Roma’ya gitmişken Mcdonald’s yerine pizzacıları tercih etmenizi öneririm.